İlham Perisi

İlham Perisi

2 Eylül 2018 0 Yazar: rumeysa sariarslan

İlham Perisi ile Hayat Güzeldir

            Hayat aslında öyle güzel bir şey ki. İşten, güçten, okuldan, sevgiliden farklı bir doyum var hayatta. Havaya karışınca bir kelebek gibi özgür insanoğlu. Doğanın ortasında sadece bir duygu, mutlu. Sahip olmaya çalışmak dışında, bizim dışımızda bir dünya var, büyük bir doğal gezegen. Hormonlar doğal, güneşin yüzüne vuruşu sadece güneşin yüzüne vuruşu… Anlatacak çok fazla şey yok. Kelimeler kifayetsiz. Yaşamak gerek.

            Her şeye rağmen hayat öyle olağan, öyle olağandışı, öyle her an kendini yenileyen bir varoluş ki… Bütün olumsuzlukları bir anda yok edecek büyük bir güç var boşlukta, özgürce dolaşıyor. Şansınız varsa sık sık, şansınız olmasa da olasılık kanunlarından payınıza düşeni alıp bu güce rastlıyorsunuz. Aman kaçırmayın derim.

İşte o anlardan biri, ne gelip ne geçtiyse ömürden, düşünceden, bedenden… Sanki hiç iz bırakmamış, kelebek gibi hafif, böyle bilindik bir tabirle ifade edilen cinsten. İşte ilham saatleri böyle bir şey. O an hissettiklerini, psikolojik, fizyolojik kanunları es geçip, bilincini başka bir üst koridorda gezdirebilme yeteneği. Ancak yeniliklere açık olmakla kapımızı çalan bir ‘öz’.

            İster kelimeye ister melodiye ister düşünce akımına çevir, nereye istersen oraya götür, neye istersen ona dönüştür, hamur misali. Al eline oyna, ama bu anı kaçırma.

            Özgürce kullanabileceğin, cesaretin hat safhaya çıktığı saatler bunlar. Bir duygunun sana hükmetmesine gerek yok belki de bu anlarda. İnsan bu anlarda zerrelerine kadar varlık bilinciyle dolu oluyor, bu bilinçle akıtıyor içindeki yaratıcılığı. Kendi varlığının ise yeterince farkında, ‘sadece insan’ olduğunu kavrayabiliyor, çünkü o sadece insan, ayrıntılarda boğulmasına gerek olmayan mucizevi yaratık.

            İlham gece uyandırıyor sakince, okşuyorsun tüm dokunuşları, konuşuyorsun kendinle, en sevmediğin yerde içinden bir dürtü çıkıyor sana o yeri sevdiren… Her şey soyut ilham aleminde. Güzel olan ne varsa, ifadesi zor ne varsa, hepsi burada, insanın içinde. Hayal gücünü taşıyınca günlere gecelere, içine sinince, kokusu burnuna dolunca yaratıcılığın, oluveriyorsun. Durduğun yerde üretiyorsun sanki, gözünü kırpınca olduğu gibi, kendiliğinden. İşte onun hazzına erişince bırakamıyorsun, tiryakisi oluyorsun bu anların. Kendiliğinden gibi görünen her başarının, tadı damağında kalan lezzeti hissettiriyor kendini.

Minik bir bardaktaki hayat iksirini içmek üzeresin…

Algılarını açmış her insan gibi yaşamayı seviyorsun…

 

Beğendiyseniz başak bir yazım için tıklayınız.

Yeniden Çatıya Çıkmak

Sevgilerimle.